Haber Öğesi Testosteron ve Depresyon
(Kategori: Hipogonadizm)
Gönderen supermen
14.10.2014 saat: 23:48

Testosteronun erkeklerde ve kadınlarda cinsel aktivite, libido, sosyal davranıșlar, saldırganlık, bilișsel ișlevler, uyku kontrolü ve iyilik halinin düzenlenmesinde rol oynadığı bilinmektedir.

Testosteron yetmezliği yorgunluk, libido azalması, çabuk sinirlenme, uykusuzluk ve depresyon gibi nöropsikiyatrik problemlere yol açmaktadır.

Ooferektomi(yumurtalıkların alınması) yapılmıș kadınlardaki düșük testosteron düzeyleri de depresyona neden olabilir

Depresyonda testosteron konsantrasyonlarının araștırıldığı klinik çalıșmalar çelișkili sonuçlar ortaya koymuș, hem düșük hem de yüksek testosteron düzeylerinin depresyonla ilișkili olduğu bulunmuștur.


Endokrin sistemler ve buradan salgılanan hormonların, insan beyni ve davranışlar üzerinde önemli etkilerinin olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Dolayısı ile endokrin eksenlerdeki bozulmaların ya da kan hormon düzeyindeki değişikliklerinin, insanlarda davranış ve düşünceleri etkileyerek, psikiyatrik hastalıkların oluşumuyla nedensel olarak ilişkili olabileceği düşünülmüştür.
Hem kadınlarda hem de erkeklerde hormon düzeylerinin değiştiği dönemlerde duygudurum bozukluklarının görülme sıklığı artmaktadır.

Nöroendokrin sistemler ve psikiyatrik hastalıkların oluşumunda rol alan nörotransmitterler arasında karşılıklı bir etkileşim olduğu bildirilmiştir. Bu sistemlerdeki değişiklikler ve karşılıklı etkileşimler tam olarak anlaşılabilirse, endokrin sistemlerin psikiyatrik bozukluklarla ilişkisi ve hastalık oluşumundaki etkileri daha iyi anlaşılabilir.

Erkeklerde başlıca testisler tarafından üretilen testosteron’un, kadınlarda ana kaynağı adrenal bez ve yumurtalıklardır.

Erkeklerde hipogonadizm depresyondakine benzer şekilde enerji ve libido düzeyinde azalma, irritabilite ve depresif duygudurum ile karekterizedir. Bu vakalarda hipogonadizm belirtileri ve depresyon çoğunlukla iç içedir ve tanı aşamasında karışıklıklara yol açabilmektedir. Tedaviye dirençli ya da ağır depresyonlu erkeklerin yaklaşık yarısında hipogonadizm tespit edilmesi de bu ilişkiyi desteklemektedir.Hipogonadal erkeklere testosteron verilmesinin bu tür olumsuz etkileri tersine çevirdiği, duygudurumda düzelmelere yol açtığı bildirilmiştir.Testosteron verilmesi bu kişilerde duygudurumdaki iyileşmenin yanında, yorgunluk hissi ve sinirlilikte de düzelmelere yol açmıştır

Sonuç major depresyon tanısı almasalar da hipogonadizm vakalarında testosteron düzeyindeki azalmasının depresif semptomlarla ilişkili olduğu görülmektedir.

Kadınlarda yaşam boyu depresyonun görülme sıklığı erkeklerden yaklaşık 2 kat daha fazladır

Kadınlarda davranışlar ve duygudurum üzerine her ne kadar östrojen ve progesteronun etkileri daha fazla ise de testosteron gibi androjenlerin de önemli etkilerinin olabileceği düşünülmektedir

Ergenlik döneminde değişen hormonal çevrenin de kadınlardaki depresyonla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Testosteron gibi androjenlerin de ergenlik döneminde depresyonla nedensel ilişkilerinin olabileceği bildirilmiştir

Kadınlarda yumurtalıkların çıkarılması ya da menapoz gibi çok düşük testosteron düzeylerine yol açan durumlar depresyonla ilişkili olmakla birlikte hirsutizm ya da antisosyal davranışları olan kadınlardaki çok yüksek testosteron düzeylerinin de depresyona yol açabileceği bildirilmiştir.

Genel olarak testosteronun cinsel işlevleri düzenlemedeki etkilerine ek olarak, insan
davranışları ve duygudurum üzerine önemli etkilerinin olduğu görülmektedir

Depresif bozuklukların ortaya çıkışında görülen, erkekkadın farkının altında yatan nedenlerden biri olarak testosteron gibi cinsiyet hormonları suçlanmaktadır

Son olarak insanlarda farklı yaşlarda testosteronun farklı etkilerinin olduğu düşünülmektedir. Özellikle gelişim aşamasında ve ergenlik döneminde de hormonal çevredeki değişimler insanları duygudurum bozukluklarına daha yatkın kılıyor olabilmektedir

[Gönderen supermen]



Haberin kaynağı : Hipogonadizm
( http://hipogonadizm.com/news.php?extend.71 )