Hipogonadizm Hastaları İlaçsız Kalmasın

Siteye üyelik ile ilgili sorun bu gece giderildi. Üye olmak istiyorsanız kayıt tuşuna basmaniz ve formu doldurmanız yeterli.


Merhaba,

Az önce " Hipogonadizm Hastaları İlaçsız Kalmasın" başlıklı kampanyaya imza verdim. Acaba sen de adını ekleyerek bize yardımcı olur musun?

Amacımız 100 imzaya ulaşmak, ancak bunu başarmak için daha çok desteğe ihtiyacımız var. Kampanya metnini şu bağlantı üzerinden okuyup imza verebilirsin:

Bağlantı

Teşekkürler
Sustanon

Ana Menü
· Forum
Ara Hipogonadizm
Translater
Hoşgeldiniz
Kullanıcı Adı:

Parola:


Beni hat�rla

[ ]
[ ]
Çevrim İçi
Ziyaretçiler:20, Üyeler:0 ...

En Çok Ziyaretçi: 329
(Üyeler:0, Ziyaretçiler:329) tarih : Tarih: 09.04.2014

Üyeler: 1870
En Yeni Üye: Mhnds
Son Ziyaretçiler
  • Mhnds
    [ 2 saat, 33 dk., 18 sn. önce ]
  • HayalKurucu
    [ 5 saat, 58 dk., 15 sn. önce ]
  • Kare
    [ 3 gün, 17 saat, 11 dk., 22 sn. önce ]
  • manson4550
    [ 4 gün, 49 dk., 41 sn. önce ]
  • manson45
    [ 4 gün, 54 dk., 2 sn. önce ]
  • ogilirca
    [ 5 gün, 15 saat, 47 dk., 9 sn. önce ]
  • intwine
    [ 1 hafta, 16 saat, 29 dk., 8 sn. önce ]
  • Efem
    [ 1 hafta, 3 gün, 4 saat, 50 dk., 16 sn. önce ]
  • HAYDAR
    [ 1 hafta, 6 gün, 4 saat, 8 dk., 41 sn. önce ]
  • Leopar
    [ 2 hafta, 2 gün, 16 saat, 33 dk., 55 sn. önce ]
Anket

Kac yıl tedavi gördükten sonra çocuk sahibi oldunuz?

0~6 ay

6ay~1yil

1yil~2 yil

2yil~4yil

Bu anketi sadece üyelerle sınırla

Oylar: 109 Yorumlar: 0
Önceki anketler
Destek
Haber - Kategori 'Hipogonadizm'
DERLEME
Tarih: 29.10.2012  Yayınlayan: supermen
HORMON TEDAVİSİ VE PROSTAT ÜZERİNE DERLEME
Tıptaki ilerlemeler neticesinde, hastaların şifa bulması yanında,
bu şifayı elde ederken hayat kalitesini de en üst düzeyde
tutmak hedef haline gelmiştir. 50 yaşın üzerindeki erkeklerin,
%15-20’sinde görülen ve yavaş yavaş ilerleyen, serum testosteron
(T) seviyesinde düşme ile birlikte; iyi olma halinin azalması, kas
kitlesinde ve gücünde azalma, visseral yağlanmada artma, kemik kitlesinde
azalma ve osteoporoz, libido ve cinsel aktivitede azalma, duygulanım
bozukluklarının ortaya çıkması, cilt kuruluğu ve anemi gibi,
kısaca ‘Geç başlayan hipogonadizm’ (late onset hypogonadism) olarak
adlandırılan bir takım bulgu ve belirtiler ortaya çıkar. Aslında hastaların
çoğu bu durumu tedavi edilemez yaşlanma sürecinin, olağan bir
sonucu olarak kabul eder. Hekimler de yaşlanan erkeğin sorunlarıyla
ilgi alanları ölçüsünde ilgilenmekle birlikte, artan hayat kalitesi bilinci,
birincil işi bu olan geriatri biliminin son yıllarda iyice popülarize olmasına
neden olmuştur. Neticede, yaşlı hasta grubunun sorunları bilimsel
zeminde daha çok araştırılır olmuş ve uluslararası toplantılarda tartışılır
hale gelmiştir.
yazdır
Spermi olmayan erkek baba olabilir mi?
Tarih: 04.10.2012  Yayınlayan: Sustanon
Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Bebek Merkezi Üroloji Uzmanı Op.Dr. Emre Bakırcıoğlu, “Testisteki sperm üretim bozukluğuna bağlı menide hiç spermi olmayan önemli sayıda hastamız var. Bu gruptaki erkeklerde mikro TESE dediğimiz operasyon tekniği ile yaklaşık yarı yarıya testis dokusundan sperm bulma şansımız var.” dedi.


Çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık yarısında erkek ile ilgili sorunlar görülmektedir. Çocuk yaşta geçirilen hastalıklar ve inmemiş testis hikayesi veya testisteki damar yapısı ile ilgili bozukluk (varikosel) çocuk sahibi olamayan erkeklerde en sık rastlanılan durumdur. Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Bebek Merkezi Üroloji Uzmanı Op.Dr. Emre Bakırcıoğlu konu hakkında şu bilgileri verdi: “Daha az oranlarda sperm yapımından sorumlu olan hormonlardaki bozukluklar (düşüklükler) ve genetik yapı ile ilgili problemler tespit edilmektedir. Genetik yapı bozukluklarından ‘Klinefelter Sendromu’ adı en sık görülen kromozom bozukluğudur. Peki hangi durumlarda erkek kısırlığında ilaç tedavisi mümkün? Kısırlık problemi olan erkeklerin yalnızca bir kısmını oluşturan ve ‘Hipogonadism’ olarak adlandırılan beyinden salgılanan sperm yapımından ve testosteron hormonu yapımını sağlayan hormonların eksik olduğu hasta grubunda, ilaç tedavisi ile sperm çıkışını sağlanabilir. Bu erkeklerde yine ‘Azoospermi’ olarak adlandırılan sperm çıkışının hiç olmaması durumu söz konusudur. Yani erkek kısırlığının en ağır formu. Sperm çıkışının olmaması doğuştan veya sonradan gelişmişte olabilir. Bu erkeklerde ilaçla tedavi edilebilen ve yüz güldürücü sonuçlar aldığımız tek erkek infertilite (kısırlığı) durumudur. Ancak erkeklerin bu mutlu sona ulaşabilmeleri için en az 1 yıl süre ile düzenli olarak ilaç kullanmaları ve takip edilmeleri gerekir.”

İlaç tedavisinde gelişmeler var mı?

Üroloji Uzmanı Op.Dr. Emre Bakırcıoğlu ilaç tedavisinin geçmişten günümüze uygulanan bir yöntem olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ancak yeterli doz ve yeterli sürede uygulandığında olumlu sonuç almak mümkündür. En az bir yıl ilaç tedavisine devam edildiğinde hastaların büyük kısmında menide sperm çıkışı hatta bir kısmında doğal yoldan bile gebe kalmada başarıya ulaşılır. Bir önceki tedavilerde yaşadıkları olumsuzluklar nedeniyle psikolojik olarak umutsuz, tedavi olamayacaklarına inanmış ve son bir kez fikir almak için bize müracaat etmiş çiftler çoğunluktadır. Bizim yaptığımız; hastalara güven aşılamak ve ilaçlarını uygun dozlarda ayarlayıp düzenli olarak onların tedavileri süresince mutlaka kontrollerini yapmalarını sağlamaktır.”

Hormon eksikliği olmadığı halde sperm çıkışı olmayan erkekler için ilaç tedavisi var mı?

Testisteki sperm üretim bozukluğuna bağlı menide hiç spermi olmayan önemli sayıda hasta bulunmaktadır. Op.Dr. Emre Bakırcıoğlu bu gruptaki erkeklerde mikro TESE denilen operasyon tekniği ile yaklaşık yarı yarıya testis dokusundan sperm bulma şansı olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bu erkeklerde hormon düzeyleri çoğu zaman normalin üzerinde olduğundan bu ilaçların sperm üretimi üzerinde bir etkisi yok. Mikrko TESE operasyonu ile sperm bulamadığımız erkeklerde sperm elde etmek için henüz yeni bir tedavi yöntemi gelişmedi. Ancak testosteron seviyelerinde düşüklük olan erkekleri operasyondan 2-3 ay öncesinde ilaç tedavisine alabiliyoruz. Ancak yeni yapılan bir araştırmada da bu uygulamanın sperm bulma üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulundu. Zaten benim kendi hastalarımda da gözlemlediğim FSH hormonu ve testosteron hormonu seviyesinin sperm bulmada herhangi bir etkisinin olmadığı idi. Bu bilimsel çalışma bizim sonuçlarımızla örtüşüyor.”

Mikro TESE yöntemi kısırlık problemi olan azoospermik erkeklerde hangi sıklıkla uygulanabilir?

İlk kez ABD’de 1999 yılında uygulanmaya başlayan Mikro TESE operasyonu; sperm üretim bozukluğu olan ve ilaçla tedavi edilemeyen erkeklerin bugün için çocuk sahibi olmalarında tek çözüm. Çünkü bu yolla testis dokularından elde edilebilen spermler mikroenjeksiyon yoluyla eşlerinin yumurtalarına aktarılarak başarılı bir şekilde embriyo gelişimi ve gebelik sağlanabiliyor.

Azoospermik erkeklere nasıl tanı konur?

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Emre Bakırcıoğlu azospermik erkeklere tanı konulmasıyla ilgili şu bilgileri verdi: “ Genel olarak ortalamaya baktığımızda sperm bulma başarısı %50 civarında. Ancak örneğin inmemiş testisi olan erkeklerde buluğ çağından önce testis indirme operasyonu geçirmiş olanlarda ve testis boyutları iyi düzeylerde ise % 65-70 oranlarında sperm bulma şansı vardır. Geçmişte hiç şans tanınmayan, kromozom yapı bozukluğu olan erkeklerde bile bu yeni teknikle sperm elde etme oranımız ortalamalara yükseldi. ‘Klinefelter Sendromu’ olarak adlandırılan ve doğuştan kromozom yapı bozukluğu olan bu erkeklerde yaptığımız önemli bir çalışmada sperm bulma olasılığının yaşla ilgili olduğunu tespit ettik. Geçen yıl daha fazla sayıdaki Klinefelterli erkekte yaptığımız diğer bir çalışmada mikro TESE yönteminin genç yaşlarda yapılmasının sperm bulma şansını artırdığının dışında sperm bulma oranlarının ve gebelik oranlarının normal kromozom yapısı olan erkeklerle aynı olduğunu gösterdik. Bu nedenle azoospermik erkeklerin tetkiklerinin tam olarak yapılması ve değerlendirilmeleri gerekir. Ayrıca ameliyatta mikroskop kullanılması bazı azoospermik erkeklerin testis dokusunda sperm bulma şanslarını önemli oranda arttırmakta ve tüp bebek yöntemleri ile çocuk sahibi olma şanslarını da devam ettirmektedir.”
yazdır
ARAMIZA YENİ KATILAN ARKADAŞLARA...
Tarih: 18.09.2012  Yayınlayan: supermen
Hoşgeldiniz.
Nasreddin Hoca evinin damında biriken diz boyu karları sabah namazı sonrası kürümeye başlamış. Bir ara dengesini kaybederek damdan düşüp bayılmış.
Komşuları koşuşmuşlar.
Birisi: “Çabuk bir doktor çağıralım .”
Diğeri: “Aman bir kırıkçı bulalım.”
Öbürü: “Sırtlanıp doktora götürelim” derken, kargaşada ayılan Hoca, acıyan belini tutarak;
- “Bırakın münakaşayı. Çabuk bana daha evvel damdan düşmüş birini bulun” demiş.

Fıkrada da özetlendiği gibi bizim sorunlarımızı yaşayan biri ancak anlayabilir bizi. Biz hipogonadizm hastaları çektiğimiz sıkıntıları iliklerimize kadar hissettik, bazen kendi gözyaşlarımızda boğulduk, bazen de boğulamadığımıza, hayatın bir türlü sonlanmadığına üzüldük. İçimizi açacak, derdimizi anlatacak birilerini aradık hep, ancak zaman zaman kendimize bile anlatmakta zorlandığımız derdimizi kime anlatabilirdik ki.
Hipogonadizm.com bu sebeple kuruldu; Hipogonadizm hastaları arasındaki iletişimi sağlayarak sağlıklı bilgi alışverişini sağlamak, kendini yalnız hisseden hastalara ulaşmak, hipogonadizm hastası olmasına rağmen hastalığının farkında olmayan bireylere ulaşmak. Derdimiz, gayemiz bundan ibaret.
Anlatamadığınız ne varsa, konuşamadığınız, kimseyle paylaşamadığınız problemlerinizi burada bulunan arkadaşlarınızla konuşabilir, onlarla yazışabilir, sorularınızı yöneltebilirsiniz. Bu ana kadar kendinizi yalnız hissettiyseniz artık bunu unutun. Kesinlikle yalnız değilsiniz. Sizinle aynı hastalığı yaşayan Nasrettin Hoca'nın tabiri ile aynı damdan düşenlerin bulunduğu bir platformdasınız.
Sitedekilerin sizi tanıyabilmeleri için FORUM bölümündeki HASTA HİKAYELERİ bölümüne kendi hikayenizi yazmakla başlayabilirsiniz. Hikayenizi yazarken kişisel bilgileriniz istenmiyor. Sadece hastalık ile ilgili yaşadıklarınız ve tedavi sürecinizi yazmanız hem size daha iyi rehberlik yapılmasını sağlayacak hem de sizin gibi siteye yeni üye olacak arkadaşlarımızı cesaretlendirecektir.
Yine forumda TEDAVİ ÖNERİLERİ bölümüne doktorunuz ismini yazarak şehrinizde bulunan hastaları yönlendirmemize yardımcı olabilirsiniz.
Genel olarak yazışmalarımızı ise yine forumdan ERKEKLERDE HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZM bölümündeki HEPİMİZ BURDAYIZ sayfasından yapıyoruz.
Hastalığımız ile ilgili bilgi ve makale paylaşımımızı bilgiler bölümünden takip edebilirsiniz.
Sitemizi ticari bir amaç için kurmadığımızı, daha fazla hastaya ulaşmak, hastalar arasındaki bilgi alışverişini sağlamak için çabaladığımızı önemle belirtiriz. Sizin de yeni kurduğumuz bu sitenin daha da gelişmesi, daha fazla hastaya ulaşabilmesi AKTİF olarak siteyi takip etmenizi, forumlara AKTİF olarak yazmanızı bekliyoruz.( Gön.MUHAMMEDHAMZA)
Hipogonadizm.com

yazdır
ÜREME ENDOKRİNOLOJİSİ
Tarih: 02.09.2012  Yayınlayan: supermen
Üreme endokrinolojisinin kapsamına canlının üreme hayatını düzenleyen eşey hormonları, bunlarla ilgili hipotalamus hormonları ile hipofiz hormonları ve bu hormonların birbirleriyle olan ilişkileri girer. Bu hormonlar bireyin yaşamının çeşitli evrelerinde fonksiyoneldirler.

yazdır
AZOSPERM1
Tarih: 28.08.2012  Yayınlayan: supermen
AZOOSPERM OLGULARDA KLİNİK YAKLAŞIM
[Gönderen supermen]

yazdır
AZOSPERM2
Tarih: 28.08.2012  Yayınlayan: supermen
2
[Gönderen supermen]

yazdır
AZOSPERM3
Tarih: 28.08.2012  Yayınlayan: supermen
3
[Gönderen supermen]

yazdır
AZOSPERM4
Tarih: 28.08.2012  Yayınlayan: supermen
4
[Gönderen supermen]

yazdır
AZOSPERM5
Tarih: 28.08.2012  Yayınlayan: supermen
5
[Gönderen supermen]

yazdır
AZOSPERM6
Tarih: 28.08.2012  Yayınlayan: supermen
6
[Gönderen supermen]

yazdır
Sayfaya git  1 2 3 4