Forumlar
Hipogonadizm :: Forumlar :: Erkeklerde Hipogonadotropik Hipogonadizm Konulari :: Tedavi Önerileri
 
<< Önceki konu | Sonraki konu >>
Tedavi Hakkında Yararlı Kaynaklar
Moderatörler: Sustanon, supermen, Emka, engineer
Bu konu kilitli
Yazar Mesaj
FSH
28.05.2013 saat: 18:12
Kayıtlı Üye #254
Kayıt tarihi: 12.02.2013 saat: 15:03

Konum: Bursa
Mesaj sayısı: 301
Teşekkür etti 162 zaman içinde 59 gönderi
Allah'ın rahmeti, bereketi ve şifası üzerinize olsun dostlar. Hastalığımız konusunda işimize yarayacak bilimsel kaynakları ve yararlı linkleri buradan paylaşırsak bilgiye dair kısayol oluşturmuş oluruz..

Burada aklınıza gelecek her türlü bilgi mevcut, biz bazen kullanıyoruz, tıp alanı yeni aklıma geldi ( jeton geç düşüyor ve kafa basmıyor ne yaparsınız ) :
Bağlantı
En Üst
FSH
09.06.2013 saat: 09:55
Kayıtlı Üye #254
Kayıt tarihi: 12.02.2013 saat: 15:03

Konum: Bursa
Mesaj sayısı: 301
Teşekkür etti 162 zaman içinde 59 gönderi
Beğendiğim bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim denk geldikçe alta ilaveler yaparım.. Sporun faydasını her fırsatta siz kaderdaşlarıma aldığımız iğneler gibi enjekte edeceğim..

İnsan vücudunu araştırdığımızda bеdеnimizi sağlam tutan şeyin kеmiklеrimiz olduğunu görmеktеyiz. Harеkеt kabiliyеtini sağlayan tеndon vе kas sisteminiz bilе kuvvеti kеmiklеrdеn almaktadır.

Vücut geliştirme, ağırlık kaldırma, gürеş ya da boks gibi kasların ağır tempoda görеv yapan dayanıklı disklеr dеvrеyе girеr vе vücudumuzu sağlam halе gеtirir. Bunu еn çok Squat(çömеlmе) antremanını yaptığımızda kullanırız.

Antremanlarda bir bеnch prеs, dеatlift ya da squat gibi tеmеl еgzеrsizlеrdе ağır kilolar ilе çalıştığımızda kеmiklеrimizе ciddi ağırlık binmektedir. Bu baskı ilе bеynimiz dеvrеyе girеr vе hormonlara uyarır ve kеmiklеri sağlama almak için bazı maddeler salgılar.
Yani siz haftada 3 kеrе bu uyarıyı vücuta verdirtirirseniz kеmiklеrinizin sağlamlığını garanti altına almış olacaksınız.Kaldırdığınız ağırlıktaki kuvvеti kaslarınız dеğil aksine kеmiklеriniz sağlar. Siz ağırlığı yüklendiğinizde kеmiklеr ciddi bir baskıya uğrar vе kеmik dokusu aldığı protеin kalsiyum ve kan bеslеnmеsi ilе sağlamlaşır vе sеrt kеmik dokusunu kuvvеtli halе gеtirir. Siz antremanlarda kеmiklеrinizi sağlamlaştırırkеn aynı zamanda kalbinizin dе sağlıklı çalışmasını sağlamış olacaksınız.

En önemlisi de antremanlar ilе kеmik dokusunu sağlamlaştırdığımızda güçlenmemiz bir tarafa, kaslarınızın da maksimum seviyede gеliştiğine şahit olacaksınız. İnsan vücudunda yaklaşık 300 milyon kas hücrеsini vardır vе bunları denetleyen 420 bin nöron vardır. Duyu rеsеptörlеrinin aldığı uyarıyı sinir sistemine iletir,ordan gelen bilgiler de tеpki için nöronlar sayesinde kaslara ilеtilir. Kaslar gеlеn bu uyarılara görе şеkillеnir. Kısacası SAĞLAM KEMİK, HACİMLİ KASLARI da beraberinde getirir.

Spora ve sağlıklı beslenmeye önem gösteren erkek ve bayanlar osteoporoz/andropoz dönemlerinde kemiklerde zayıflama tehlikesinden oldukça uzak kalırlar. Yani spor yaparak kemiklerimizi ve kaslarımı maksimum seviyede geliştirip koruyabiliriz..

[ Düzenlendi 09.06.2013 saat: 09:58 ]
En Üst
VictorHugo
17.12.2013 saat: 22:01
Kayıtlı Üye #580
Kayıt tarihi: 09.11.2013 saat: 23:22

Konum: malatya
Mesaj sayısı: 35
Teşekkür etti 10 zaman içinde 3 gönderi
Anti-Aging
Testesteron seviyenizi arttırmak için neler yapabilirsiniz?

Vücutta, hem kadınlarda hem de erkeklerde aynı öncül maddelerden testesteron oluşur. Ve testesteron, her iki cinste de pek cok işlevden sorumludur. Kas kütlesinin korunması, vücutta biriken yağin azaltılması, libido ve genel ruh halinin iyiliği, yeterli testeron seviyeleriyle sağlanır.
Genç erkeklerde testesteron seviyesinin östrojene (kadınlık hormonu) oranı yüksektir. Yani testesteron yüksek, östrojen düşüktür. Bu yüzden, genç erkekler yüksek enerji ve agresiflik seviyelerine sahiptirler. Yaş ilerledikçe testesteron seviyesi düşer ve dolayısıyle östrojen seviyesi oran olarak artar. Erkek davranışı daha pasif ve hoşgörülü hale gelir ki bu bence iyi birşeydir. Çünkü bu orta yaşlı dönemlerde erkekler hem ergenlik çağindaki çocukları hem de menapoza giren eşleriyle uğraşmak zorundadırlar. Komiktir ki, 54 yaşındaki bir erkekteki östrogen (kadınlık hormonu ) miktarı, 54 yaşındaki ( tabi ki menopozda olan ) bir kadınınkinden daha fazladır.!
Yaş 35′ten sonra her yıl % 2 ila % 5 arası testesteron seviyesi düşmeye başlar. Enerji düşüklüğü, kas kitlesi azalması, göğüslerde yağlanma (jinekomasti), bel bölgesinde yağlanma (aşk tutacakları) oluşur. Cinsel güç ve libido azalması olur.
Bazı yaşam tarzı özellikleri bu düşmeye katkıda bulunur.
Şişmanlık : Yağ dokusunda bulunan bir enzim testesteronu östrojene dönüştürür. Yaş ilerledikçe her erkekte olan bu dönüşüm şişmanlarda 10 kat fazladır. Yani şişman erkeklerin testesteronu zayıflara göre daha düşüktür.
Alkol kullanımı: Alkol karaciğerde temizlenir. Fazla östrojen de karaciğerde temizlenir. Alkol alımı olduğunda östrojen temizliği yeterince yapılamaz.
Testesterona egzersiz desteği
Egzersiz yaparak kas dokusunu koruyup testesteron seviyesini arttirabileceğimizi biliyoruz. Ancak bazı püf noktarına dikkat edilmesi gerekir.
Öncelikle günlük egzersiz, 20- dakika aerobik-kardiyo egzersizi, ardından 30 dakika ağırlık egzersizi şeklinde olmalıdır.10 dakikalık esneme egzersizi ile bitirilmelidir. Buradaki en önemli nokta egzersiz süresidir. Egzersiz bu sürenin üzerine çıktığında vücut KORTİZOL (stress hormonu) üretir. Kortizol orataya çıkınca da yapilan egzersiz kas kitlesini arttırmaya yardımcı olmaz. Çünkü kortizol, testesteron ve büyüme hormununu azaltır. Oysa bu iki hormon kas kitlesinin arttırılmasi için çok önemlidir. Egzersizin 30 ila 50 dakikaları arasi büyüme hormonu maximum seviyededir,. Bundan sonra vücut strese girer, mitekondrilerde enerji biter. (Mitekondiriler kas hücrelerindeki enerji üretim fabrikalarıdır.) Kortizol artar , gençleseceğinize hızla yaşlanırsınız.
Vücut kaslarının % 65′i üst vücutta bulunduğundan daha çok üst bölgeye yönelik ağırlık egzersizi yapılır. Ama bacak kaslarını da aynı oranda çalıştırmalısınız .Çünkü uzun bacak kaslarının çalışması testesteron ve büyüme hormununu arttırır. Siz bacak çalışırken artan bu hormonlar sayesinde üst kısmınız da aynı anda gelişmeye devam eder.
Yiyeceklerle karaciğerin östrojen temizliğine yardım etmek
Bazı yiyecekler karaciğerinizin östrojeni temizlemesine yardım eder.
Flavoniodler, sebzelerde, tam tahıllılarda, meyvelerde bulunur.
Polifenoller, yesil çayda bulunur.
Karetenoidler, sari-kırmızı sebzeler ve meyvelerde bulunur.
Linganlar, keten tohumunda bulunur.
Brokoli, brüksel lahanasi, karnıbahar, zerdeçal, tarçın,ceviz, badem, somon tüketilmesi önerilen yiyeceklerdir.
Yararlı yağlar, avakado, balık, keten tohumu yağı, zeytin yağı, hindistan cevizi yağıdır. Bu yagların çoğunda bulunan Omega 3 karaciğeri korumada çok etkilidir. Ayrıca egzersize bağlı eklem zedelenmelerine karşı da koruyucudur.
Karaciğere yardım için elbette ki alkol alımı da sınırlandırılmalıdır.
En Üst
paparazi
14.03.2014 saat: 05:49
Kayıtlı Üye #250
Kayıt tarihi: 09.02.2013 saat: 13:51

Konum: hatay
Mesaj sayısı: 109
Teşekkür etti 27 zaman içinde 17 gönderi

TESTOSTERON VE EKSİKLİĞİ


Erkeklerde testosteron hormonundaki düsüs insülin direnci, metabolik sendrom ve diyabet gelismesine neden olmakta. Bu erkeklerde SHBG düzeyi de azalmaktadir.

Testosteron düsüklügü 20 yasindan önce hipogonadizm seklinde olabildigi gibi eriskin yasta da olabilir ve ereksiyon zorlugu ve libido azligi da yapabilir. Yapilan çalismalar orta yastaki erkeklerde olusan testosteron düsüklügünün önce insülin direnci yaptigi daha sonra da seker hastaligina neden oldugu seklindedir. Obezitesi olan erkeklerde ise kilo kaybi sonrasi SHBG ve serbest testosteron düzeyleri yükselmektedir.

Bu bulgular bize hipogonadizmi olan hastalarda metabolik sendromun aranmasini ve yine metabolik sendromu olan hastalarda ise hipogonadizm yani testosteron düsüklügü olup olmadiginin arastirilmasi gerektigini ortaya koymaktadir. Açlik kan sekerinin 90 mg/dl den fazla olmasi veya tokluk 2. saat kan sekerinin 140 mg/dl den fazla olmasi insülin direncini gösterebilir.

Hipoandrojen-Metabolik Sendrom yani kislatilmis olarak HAM sendromu da bu hastaliga isim olalarak verilmektedir.

Tedavide testosteron tedavisi, kilo verme ve insülin direnci diyeti önem tasir.

Kalp ve damar hastaliklarina neden olan hipertansiyon, fazla kilolulik, seker Hastaligi ve kan yaglarinda yükseklik gibi hastaliklarin ayni kiside birarada görülmesine metabolik sendrom veya metabolik travma denir. Bu duruma ‘insülin rezistans sendromu’ adi da verilir.

Metabolik sendrom’un baslica özelligi veya baslatici özellig kanda insülininsülin yüksekligine bagli olarak seker hastaligi, kan yaglarinda yükselme, tansiyon yükselmesi ve fazla kilolulik ayni kiside ortaya çikmaktadir.

Metabolik sendromlu hastalarda karaciger yaglanmasi, kanda ürik asit yüksekligi, kadinlarda polikistik over sendromu ve erkeklerde prostat büyümesi de sik görülmektedir.

Bir kiside metabolik sendrom var diyebilmek için, o kiside asagida siralanan bozukluklarin bir arada bulunmasi gerekir:

düzeyi artmasi ve sonunda ·Erkek tipi fazla kilolulik (yaglarin karinda birikmesi): Erkeklerde bel çevresinin 102 cm’den fazla olmasi, kadinlarda 88 cm’den fazla olmasi

·Kanda trigliserit denen yagin 150 mg/dl den fazla olmasi

·HDL kolesterol denen iyi kolesterolün erkeklerde kanda 40 mg/dl, kadinlarda ise 50 mg/dl’den az olmasi

·Tansiyon yüksekligi (Hipertansiyon) bulunmasi: Büyük tansiyonun 13, küçük tansiyonun 8.5’ dan fazla olmasi

·Açlik kan sekerinin 100 mg/dl’ den fazla olmasi

Son zamanlarda metabolik sendromlu hasta sayisinda giderek büyük bir artis görülmektedir. ABD’de metabolik sendromlu hasta sayisi, orta yaslardaki kisilerde %20-30’u hatta son zamanlarda %40’i bulmustur. Ülkemizde de % 30 civarindadir.

Metabolik sendrom yasam süresini kisaltan çok önemli bir saglik sorunudur.

Sabah yorgunlugunuz varsa, gece uykudan kalkip tatli bir seyler yemek istiyorsaniz veya ögle yemegi sonrasi yorgunluk ve halsizlik oluyorsa insülin direnci olabilir. Insülin direnci kalitimsal olabildigi gibi ögün atlamak, hareketsizlik, sekerli ve unlu gidalari fazla yemek ve fazla kilolulik nedeniyle de olusur.

Metabolik sendrom’dan korunmak ve kandaki insülin düzeyini azaltmak için düsük glisemik indeksli karbonhiratlari yemek yani GI diyeti uygulamak gerekir.

TESTOSTERON

Testisler sperm üretmeye yaradigi gibi erkeklik hormonu olan testosteron da salgilarlar. Sperm olusumu ve testosteron salgilanmasi hipofizden salgilanan FSH ve LH hormonlari tarafindan kontrol edilir.

Normal eriskin bir erkekte her bir testis 20 gram agirliginda ve 4.5x3x2.5 cm boyutlarinda ve 15-30 ml hacmindedir. Testisler ergenlige girmeden önce 2 cm uzunlugunda ve 2 ml kadardir. Ergenlikle birlikte hacmi artar ve 16-19 yasinda eriskin volümüne ulasir. Yaslanma ile boyutlari degismez.

Testislerin % 90’nini seminifer tübüller denen ve içinde spermin yapildigi tüp seklindeki yapilar olusturur.

Testislerde bulunan ve Leydig hücresi adi verilen hücreler testosteron üretir. Beyinde bulunan hipotalamus hipofize ne kadar testosteron ütetilecegini bildirir. Bu amaçla hipotalamustan GnRH hormonu salgilanir ve bu hormon hipofize gelir. GnRH hormonu hipofizden FSH ve LH hormonunun salgilanmasini saglar. Hipofizden salgilanan LH hormonu leydig hücresinden testosteron salgilanmasini artirirken hipofizden salgilanan FSH hormonu seminifer tübüllerde sperm üretimini saglar. Salgilanan testosteron ise hipofizden LH salgilanmasini azaltir.

FSH hormonunun etkisiyle testislerdeki sertoli hücrelerinden inhibin ve aktivin isimli hormonlar salgilanir. Inhibin hormonu hipofizden FSH hormonu salgilanmasini azaltirken aktivin hormonu artirir. Aktivin hem hipofizde hem testiste yapilir.

Testosteron Hormonunun Etkileri

Testosteron erkeklerde salgilanan en önemli seks hormonudur. Testosteron günde 5-6 mg kadar üretilmektedir. Testosteron, testisten salgilandiktan sonra kanda seks hormon baglayan globuline (SHBG) baglanir. Bu baglanan testosteron ‘’total testosteron’’ denilirken baglanmayan kismina ‘’serbest testosteron’’ denir. Kanda serbest testosteron ise tüm testosteronun % 1’ni olusturur. Testosteron ‘’5 alfa redüktaz’’ isimli bir enzimle dihidrotestosterona dönüserek etkisini gösterir.

Erkek tipi gelisme yani sakal ve biyik çikmasi, killanma, sesin kalinlasmasi testis ve penis büyümesi, kaslarin gelismesi, boyun artmasi testosteron sayesinde olur. Libido (cinsel istek) ve ereksiyon olusmasinda da testosteronun büyük etkisi vardir. Eriskin yasta testosteron hormonu sperm üretimi, erkek tipi saç sekli olusmasina, kas kitlesinin olusmasina ve kemik kitlesi olusumuna katkida bulunur.

Testosteron hormonu çogunlukla testislerde üretilir ancak çok az miktarda adrenal bezden de üretilir. Kadinlarda testosteron çok az miktarda yumurtaliklarda üretilir.

Normal eriskin erkekte total testosteron düzeyleri 3-10 ng/ml arasinda degisir ve saba saatlerine en yüksek düzeydedir.

Sperm Sayisi:

Normal döl miktari 2-6 ml arasinda degisir. Normalde spermlerin % 60 dan fazlasi hareketlidir. Sperm sayisi mililitrede 20 milyondan fazla olmalidir.

Düsük Testosteron Hormonunun Yaptigi Sikayetler:

Testosteron hormon azligi erkeklerde seks isteginde azalmaya, ereksiyon bozulmasina, sperm sayisinin azalmasina, çocuk yapma kapasitesinin azalmasina ve memelerde büyümeye neden olur. Bazi erkeklerde sicak basmalari, gece terlemeleri, huzursuzluk, konsantre olamama, yorgunluk, uyku bozuklugu, kolesterolde artma görülebilir. Uzun zaman testosteron eksikligi olan erkeklerde vücut killarinda azalma, kas kitlesinde azalma, ciltte kuruluk, sakal tras sikliginda azalma, kemiklerde erime, testislerde küçülme ve yumusama olusabilir. Genç erkeklerde ise vücut killarinda gelisme olmaz, kas kitlesi gelismez, penis ve testisler büyümez. Ayrica sesleri incedir.

Yaslilikta Testosteron Azalmasi (Andropoz)

Erkeklerde yas ilerledikçe testosteron üretimi azalir. Ayrica bazi kisilede hipofiz bezinden LH hormonu salgisi azalabilir. LH azalmasi da testosteron üretimini azaltir. Yaslilarda ayrica kanda testosteronu baglayan ve tutan SHBG adli protein artar ve bu nedenle serbest testosteron miktari azalir. Testosteron üretimi genç erkeklerde sabah leyin en yüksek düzeyde iken yaslilikta bu bozulur. Yaslilikta testosteron azalmasina bazen ‘’Andropoz’’ denir.

Kimlerde Testosteron Düsük Olabilir?

Bir erkekte kaslarda gittikçe azalma, seks isteginde azalma, ereksiyon problemi veya sperm sayisinda azalma varsa testosteron hormonu düsük olabilir. Genç bir erkekte küçük testisler varsa, penis küçükser, vücut killari azsa, sakal az veya çikmiyorsa ve ses ince ise testisleri iyi çalismiyor veya testosteron düsük olabilir.

Tedavi:

Düsük testosteronu olan kisilere testosteron ilaçlari verilir. Bu ilaçlar hap, bant ve igne seklinde olabilir. Bu kisiler ayrica egzersiz yaparak kas gelisimini artirmalidir. Kas gelisimi için D vitamini eksikligi varsa alinmali, proteinli beslenmeli ve stresten uzak durmalidir.

ERKEKTE EREKSIYON PROBLEMI VE EMPOTANS

Cinsel performansin tatmin edici düzeyde olmamasi durumuna ereksiyon bozuklugu denir. Seksüel aktivite düzeyinde veya sikliginda, süresinde azlik ya da ereksiyonun (penis sertliginin) yeterli olmayisi durumu da ereksiyon bozuklugu içinde kabul edilir. Çogunlukla zayif ereksiyon, erken bosalma ve ereksiyon yetersizligi baslica sikayetlerdir.

Bazi hormon bozukluklari, damar hastaliklari, sinir hastaliklari ve psikiyatrik hastaliklar erkeklerde normal seksüel fonksiyonu bozar. Ereksiyon problemlerinin % 70’nde fiziksel bir bozukluk, % 10-20’sinde psikolojik bir bozukluk ve %10-20’sinde hem fiziksel hem psikolojik bozukluk vardir.

Normal Seksüel Fonksiyon

Penisin ereksiyonu (sertlesmesi) için sinir sistemi, damar yapi ve hormonlarin iyi çalismasi gerekir. Bu sistemlerin uyum içinde çalismasiyla penisin içinde bulunan ve korpora kavernoza denen damar yapisinin içi kanla dolarak penis sertlesir ve ereksiyon meydana gelir. Ereksiyonun baslamasi için cinsel istek (libido) olmalidir. Libido ise kismen testosterona bagli psikolojik faktörlerce düzenlenir. Testosteron hormon azligi olan erkeklerde normal kendiliginden olan gece ereksiyonlari azalmis olsa da erotik uyaranlara karsi ereksiyon cevabi devam eder. Bundan dolayi testosteron hormonu normal libido için gerekli olmakla beraber, ereksiyonun bizzat kendisi için gerekli olmayabilir.

Penisin sinirlerle de baglantisi vardir. Kalça travmasi veya cerrahisi sonrasi sinirlerde harabiyet meydana gelirse erektil empotans olusur.

Penis fonksiyonunda beynin önemli etkileri vardir. Bazi görsel, isitsel, kokusal ve hayali uyarimlar ereksiyona neden olur. Bu olay beyindeki bazi merkezlerin uyarilmasiyla olusur.

Kalça kaslarinin ritmik kasilmalari zevk veren bir duyguya yol açar ve buna orgazm denir. Orgazm, ereksiyon ve ejakülasyon (bosalma) olmadan da meydana gelebilir. Orgazm ve ejakülasyondan sonra penisin sertliginin kaybolmasinin mekanizmasi tam anlasilamamistir.

Yaslanmayla birlikte penisin ereksiyonun nicelik ve niteliginde azalma meydana gelir.

Empotans

Ereksiyon, ejakülasyon (bosalma) veya her ikisinin de yetersiz olmasina empotans denir.

Seksüel foksiyon bozuklugu olan erkekler libido kaybi, ereksiyon olmamasi veya ereksiyonun devam ettirilememesi, bosalma yetersizligi, erken bosalma, orgazm olamama, v.s. gibi sikayetlerle basvururlar.

Seksüel fonksiyon bozuklugu bir hastaliga veya onun tedavisine bagli olabilir, genital organlar veya hormonlardaki bir hastalik sonucu olabilir ya da psikolojik bozukluklara bagli olabilir.

Cinsel arzu kaybi

Cinsel istegin veya libidonun kaybi testosteron hormon eksikligine, psikolojik bozukluga veya ilaç kullanimina bagli olarak gelisebilir. FSH, LH ve testosteron düzeyleri ölçülür.

Ereksiyon yetersizligi

Hormon bozuklugu, sinirlerdeki hasar, damarlardaki hasar, ilaçlar veya lokal nedenlerle olabilir.

Testis hastaligina bagli olarak testosteron eksikligine bagli ereksiyon yetersizligi az rastlanilan, ancak tani ve tedavisi kolay olan bir nedendir. Ancak bazi hastalarda prolaktin hormon fazlaligi buna neden olabilir.

Empotansa neden olabilen çok sayida ilaç bulunmakla beraber, bunlarin en önemlileri tansiyon ilaçlari, simetidin isimli mide ilaci ve MAO inhibitörleridir. Depresyon ve psikoz ilaçlari da seksüel fonksiyonu bozabilirler.

Birçok nörolojik bozukluk empotansa neden olabilir. Omurilik zedelenmesi empotansa neden olabilir.

Diabetik (seker hastasi) hastalarin yaklasik yarisinda, diabet basladiktan sonraki 6 yilda meydana gelebilir ve empotans diabetik nöropatinin ilk belirtisi olabilir.

Damar hastaligina bagli empotansli erkeklerde ereksiyon kaybi, penisin yeterince sertlesmemesi veya cinsel iliski sirasinda ereksyon kaybi gibi belirtiler olabilir.

Erken bosalma

Nadiren organik bir sebebe baglidir. Genellikle cinsel birlesme anindaki anksiyete, anormal beklentiler veya emosyonel bozukluklara baglidir.

Orgazm yoklugu

Libido ve ereksiyonun normal oldugu halde orgazm olmayisi, hemen her zaman psikiyatrik bozukluklara baglidir.

Psikolojik Nedenler:

Erektil bozuklugun psikolojik sebepleri daha çok 40 yasin altindaki kisilerde görülür. Daha önceleri psikojenik olarak kabul edilen birçok kiside günümüzde damarsal sebeplerin varligi tespit edilmektedir.

Günümüzde erektil bozuklugu olan kisilerin %50’den daha azinda psikojenik nedenler tespit edilmektedir.

Empotansin sebebini arastirirken kisisel (anksiyete, depresyon, korkular, kendini küçük görme v.s.) ve kisiler arasi özellikler (iletisim, beklentiler, seksüel ifadeler ve evlilikle ilgili sorunlar v.s.) gözönüne alinmalidir.

Erektil bozuklugu olan kisilerin %8-33’de depresyon bulunur. Bu hastalarda gece olusan penis sertlesmesi normallere oranla daha azdir.

Depresyonda testosteron düzeyleri de azalir. Depresyonda seksüel fonksiyon bozuklugu meydana gelebilir. Anksiyete cinsel istegi azaltir.

Kronik alkol kullanimi cinsel istekte azalma ve ermpotansa neden olur. Sizofreniklerin yaklasik %60’da seksüel bozukluk tespit edilmistir.

Alzheimer hastaliginda erektil bozukluk vardir.

Psikolojik empotansin en önemli nedeni performans anksiyetesi (yetersizlik korkusu veya basarisiz olma korkusu) dir.

Psikolojik empotansta su özellikler vardir; cinsel iliski öncesi dönemde normal olan ereksiyon, iliski esnasinda aniden kaybolur, bazi partnerlerle normal olan iliski digerlerine karsi olmaz.

Damarlarla Ilgili Nedenler:

Penis damarlarindaki damar sertligi, toplar damardan kan sizmasi iki önemli nedendir. Siklikla her iki patoloji birliktedir ve yaslanmayla beraber artar. Penis kan akimi ölçüm çalismalarina göre 50 yasin üstündeki empotans olgularinin % 50’sinde damarsal nedenler sözkonusudur. Penis damar sertliginde diger organlarda da damar sertligi olma orani fazladir. Damarlardaki bozukluk arterioskleroz denen damar sertligi, tansiyon hadstalarinda, sigara içenlerde , kolesterolü yüksek olanlarda ve diyabet (seker hastalarinda) hastalarinda sik görülür.

Ilaçlara Bagli Nedenler:

Empotansli hastalarin yaklasik %25’inden çesitli ilaçlar sorumludur. Bu ilaçlar genellikle antidepressan ilaçlar, uyku ilaçlari, tansiyon ilaçlari, agri ilaçlari ve prostat kanserinde kullanilan ilaçlardir. Tansiyon ilaçlarindan alfa metil dopa, b blokerler, klonidin, spironolakton, guanetidin, tiazidler, ACE inhibitörleri, kalsiyum kanal blokerleri, prazosin, fenoksibenzamin, hidralazin, minoksidil ve meteprolol kullaniminda impotans meydana gelebilmektedir. Antihistaminikler ve depresyon ilaçlari da impotans yapabilirler. Simitedin, ketokonazol, hiperprolaktinemi yapan ilaçlar, barbitüratlar, sedatifler, trankilizanlar, alkol, marihuana, eroin, opiyatlar, tütün gibi etkenlerde impotansa neden olurlar.

Hormon Hastaliklari

50 yasin üzerindeki empotansli erkeklerin yaklasik 1/3’de hipogonadizm yani testosteron hormon eksikligi vardir. Tiroid yetmezliginde, prolaktin hormon fazlaliginda , tiroid hormon fazlaliginda empotans olusabilir.

Empotansli her kiside tiroid fonksiyonlari arastirilmalidir.

Diabetik olgularin, özellikle diabet yasiyla paralel olarak, %50’den fazlasinda empotans meydana gelebilir. Bazen diabetin ilk belirtisi empotans olabilir.

Lokal sebepler

Penis travmalari, kalça kemik kiriklari, kalçaya yönelik radyoterapi, penis tümörleri ve Peyronie hastaligi impotansa yolaçabilen lokal nedenlerdir.

Diger sebepler

Böbrek yetmezliginde empotans siktir. Hemodiyaliz uygulanan hastalarin yaklasik % 50’de empotans meydana gelir. Kronik obstrüktif akciger hastaligi, karaciger sirozu, miyotik distrofi, obezite, protein-kalori eksikligi, çinko yetersizligi, kronik prostatit ve benign prostat hipertrofisi gibi durumlarda, degisik mekanizmalara bagli olarak impotans meydana gelebilir.

Tani

Empotansli olgularin tanisinda ilk basamak hastanin sikintisini iyi anlamaktir.

Gece veya sabah uyanma sirasinda ereksiyonun olusu, masturbasyonun basariyla yapilisi, baska bir kadinla basarili cinsel iliski gibi özellikler, psikolojik empotansi gösterir. Ancak bütün bu özellikler, organik hastaligin erken dönemlerinde de bulunabilir.

Vitamin ve bitkisel ilaçlar da dahil, ayrintili ilaç kullanimi ögrenilmelidir.

Sigara ve alkol kullanimi sorusturulmalidir.

Testislerin küçük olmasi, killarin olmayisi, jinekomasti v.s varsa hipogonadizm (testosteron azligi) akla gelmelidir.

Impotansda Laboratuar Yöntemleri

·Gece penis sertlesmesi

·Penis kan akim ölçümü

·Serum testosteron, FSH, LH ve Prolaktin hormon düzeyi, açlik kan sekeri veya seker yükleme testi, kolesterol tiroid hormonlari, karaciger ve böbrek testleri yapilir

Gece Penis Sertlesmesinin Takibi:

Her yastaki saglikli erkekte gece ereksiyonlari olur. Gece ereksiyonlarin çogu uykunun REM döneminde gerçeklesir. Tipik olarak her gece herbiri yaklasik 10-30 dakika süren (bir gecede toplam 100 dakika kadar) erektil peryodlar vardir. Gece penis sertlesmesi penise baglanan özel bir kaydediciyle ölçülebilir. Bu islem özel uyku laboratuvarlarinda veya tasinabilir araçlarla hastanin evinde yapilabilir. Gece penis sertlesmesi , psikojenik impotansi organik olandan ayirmada kullanilabilir. Penis sertligini ölçmek için görsel cinsel uyari araçlari kullanimi daha kolay ve yararli olabilir.

Damar Bozuklugunun Arastirilmasi

Damarsal empotansi arastirmada papaverin, fentolamin ve PGE1 gibi vazoaktif maddeler kullanilabilir (30-60 mg papaverin, 0.5-1 mg. fentolamin ve 5-20 mg. PGE1). Bunlara normal cevap, 30 dakikadan az olmayan, tam veya tama yakin ereksiyon meydana gelmesi seklindedir. Ancak bunlarla arteriyel ve venöz bozukluklarin ayrimi yapilamaz.

Hormon Ölçümü:

FSH, LH, testosteron ve prolaktin düzeyleri ölçülmelidir.

Ayrica açlik kan sekeri veya seker yükleme testi yapilmalidir.

Tedavi

Psikojenik ereksiyon bozuklugu olanlarda, psikoterapi ve depresyon ilaçlar yararli olabilir.

Empotansin nedeni hipogonadizm ise testosteron tedavisiyle iyi sonuç alinir. Prolaktin yüksekligi varsa bromokriptin veya hipofizer tümörünün cerrahi olarak rezeksiyonu uygulanir.

Empotans tedavisinde fosfodiesteraz 5 inhibitörleri (sildenafil, tadalafil, vardenafil) kullanilmaya baslanmistir.

Çinko eksikligi olanlarda çinko tedavisi uygulanabilir.

Diger tedavi yaklasimlarina cevap vermeyen olgularda penis protezleri (mutluluk çubuklari) kullanilabilir.

(http://www.drendokrinoloji.com PROF DR METIN OZATA'dan alıntıdır.)
En Üst
 

Hızlı Geçiş:     En Üst

Bu konuyu uzaktan oku: rss 0.92 Bu konuyu uzaktan oku: rss 2.0 Bu konuyu uzaktan oku: RDF
Powered by e107 Forum System uses forum thanks