Forumlar
Hipogonadizm :: Forumlar :: Erkeklerde Hipogonadotropik Hipogonadizm Konulari :: Erkeklerde Hipogonadotropik Hipogonadizm
 
<< Önceki konu | Sonraki konu >>
SORULARI BURADA SOR, (Lütfen sorularınızı burada sorun. Yeni konu başlıkları silinecektir)
Sayfaya git  1 2 3 ... 297 298 299
Moderatörler: Sustanon, supermen, Emka, engineer
Yazar Mesaj
Tektabanca
14.05.2013 saat: 21:47
Kayıtlı Üye #392
Kayıt tarihi: 14.05.2013 saat: 20:54

Konum: Sakarya
Mesaj sayısı: 1
Teşekkür etti 2 zaman içinde 2 gönderi
Selamun Aleyküm kardeşlerim, ben de aynı hastalıktan muzdaribim,yeni üye oldum.Gittiğim doktor bana testojel ilacını yazdı 10 ayı aşkındır kullanıyorum.Sakalda belirgin bir değişiklik yok aynı şekilde penistede.Doktor sabretmemi söylüyor.Acaba farklı bir doktora gitmeli miyim?Bu ilacı kullananlar ya da bilgisi olanlar beni aydınlatabilir mi ?

[ Düzenlendi 16.02.2014 saat: 23:41 ]
En Üst
1 Üye Tektabanca (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 30.04.2015)
Sustanon
14.05.2013 saat: 22:10
Sustanon

Kayıtlı Üye #1
Kayıt tarihi: 30.07.2012 saat: 14:38

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 1108
Teşekkür etti 559 zaman içinde 299 gönderi
10 ay erken bir süre normal ergenlik süresini düşün 12 yaşında başlayıp 18 yaşına kadar devam ediyor. Bu süreyi yaşamadan büyüdük bu nedenle en az 2 yıl tedaviye devam edip sonuçları görmek lazım.
En Üst
1 Üye Sustanon (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 30.04.2015)
Sustanon
14.05.2013 saat: 22:12
Sustanon

Kayıtlı Üye #1
Kayıt tarihi: 30.07.2012 saat: 14:38

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 1108
Teşekkür etti 559 zaman içinde 299 gönderi
Ergenlik dönemi Alıntı Bağlantı

Ergenlik (puberte), insanlarda meydana gelen "yetişkinliğe ilk adım" evresidir. Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir. Çocukluk çağı olarak adlandırılan yaşlarda, sosyal toplum bilinci (süperego) gelişmemişken, ergenlik dönemine giren gençlerde toplumsal kabullenilme, bir grubun parçası olma (süperego ve ego) kavramları gelişir. Vücut hormonlarından cinsiyet ile ilgili olan (sekonder cinsiyet hormonları) östrojen veya androjenlerin üretimi bu dönemde pik yaptığından ergen adayının psikolojisi sebepsiz değişimler gösterir. Ergenlik dönemi insanlardaki 5 dönemden biridir. Ancak bilim adamlarının ergenlik dönemi ile ilgili görüşü sadece çocuklar belli bir yaşa geldiğinde bu döneme girince sadece yavaş yavaş yetişkinlik kazandıkları için BM ve bilim insanları ergenliğe girenlerinde hâlâ çocuk olduğunu kabul eder.
Genel olarak 12-21 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.
Ergenliğe giriş yaşı; genetik (ailesel), ırk, sosyoekonomik şartlar (çocuk yaşta evlendirme, ağır bedensel yük altında çalıştırılan çocuklar) ve iklim gibi faktörlerden etkilenir. Bazı siyahi kabileler ve eski Araplarda ergenlik iklimin etkisiyle daha erken başlarken Kuzey yarım küredeki Norveç, Finlandiya gibi az güneş alan soğuk bölgelerde ergenlik yaşı daha geçtir.
Ergenliğe giriş için kesin bir zaman yoksa da genel olarak kızlar 9-13 yaş arasında ve erkeklerden daha erken ergenliğe girerler. Bu nedenle yaşamın bu döneminde kızlar erkeklerden fiziksel olarak birkaç yıl önce gelişirler.

Konu başlıkları
1 Ergenlikte Görülen Değişiklikler
1.1 Kızlarda Ergenlik
1.2 Erkeklerde Ergenlik
1.3 Ergenlik Dönemi Sağlık Problemleri
2 Ergen ne hisseder, nasıl davranmak ister?
3 Aileye Düşen Görevler
Ergenlikte Görülen Değişiklikler [değiştir]

Kızlarda Ergenlik
Ergenlik çağı kadın cinselliği ile bağdaştırılır. Bu iki sebebin birleşimi genç kızlar için ergenlik çağını yaşanması zor bir süreç haline getirir.[kaynak belirtilmeli]
Pek çok genç kız yeni gelişmeye başlayan vücutları ve bırakmak zorunda kaldıkları çocukluk dönemleri için karışık duygular yaşarlar, özellikle de göğüslerinin büyümesi ve regl görmeye başlamaları kararsızlık içinde geçen bir süreçtir. Örneğin birçok genç kız önce regl görmeyi heyecanla beklerken, ilk aybaşılarından sonra pişmanlık hissederler.
Diğer taraftan çocukluk dönemini bırakmak ve kadın olmaya başlamak fikri birçok genç kız için korkutucudur. Öyle ki ergenlik onları istemedikleri bir sürece sürükler. Fakat neden genç kızlar ergenlik konusunda karışık duygular ve rahatsızlık yaşarlarken erkekler daha pozitif bir süreç yaşarlar? Bu soruya iki cevap verilebilir. Birincisi kızlar vücutları hakkında yeterince bilgiye sahip değildir ve ikincisi ergenlik çağı kadın cinselliği ile bağdaştırılır. Bu iki sebebin birleşimi genç kızlar için ergenlik çağını yaşanması zor bir süreç haline getirir. Bu dönemde görülen bazı bedensel değişikler şunlardır: Adet döngüsü başlar Göğüs bölgesi gelişir Kalça genişler
Erkeklerde Ergenlik
Vücut ağırlığı artmaz. Aksine kilo verir. Boyları 10–30;cm uzar. Ses çatallaşmaya başlayarak erkeğe has biçimde kalınlaşır. Deri yağlanır ve sivilce çıkar. Pubertal atılım adı verilen boyca uzama, hacimce irileşme başlar. Kas dokusu artarak vücuda iri erkeksi görünüm verir. Yüz, kollar, corpus penis hariç genital alan, göğüs ve bacaklar erkeğe has biçimde tüylenir. penis ve çevresi kıllanır Androjen (erkeklik hormonu) salgısının zirve yapması nedeniyle penis ve testisler olgunlaşmaya başlar. Bu da peniste erektilite (ereksiyon) ve uyarılabilme (excitability) kabiliyeti artar, testisler erkek gamet (üreme hücresi) olan spermleri üretmeye başlar. Karşı cinse büyük ilgi duyar ve bu ilgisini onlara yansıtır. Bu dönemde görülen bazı bedensel değişimler şunlardır: Gırtlak gelişir Ses kalınlaşır Bıyık ve sakal çıkar
Ergenlik Dönemi Sağlık Problemleri
1)Depresyon: Ergenlerin yüzde 40′ı depresyon periyotları yaşar. Genellikle hormonâl değişiklikler, hayattaki değişiklikler ve görünümleri hakkındaki eleştiriler ile ilişkilidir.
2)Yeme Bozuklukları: obezite, anoreksiya-nevroz, blumia
3)Madde Kullanımı
Ergen ne hisseder, nasıl davranmak ister? [değiştir]

Ergenin genel olarak duygularında istikrarsız olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.
Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.
Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.
Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.
Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.
Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.
Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.
Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.
Bu dönemde ergenin fark edilmeye ve takdir edilmeye ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını gidermeye çalışacaktır.
Bu dönemde depresyonlarda artış görülmez. Özgüven problemi, karşı cinsle ilgili yaşanan problemler, okul ve aile içi problemler buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süreli yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen kendini üzgün ve kötü hissetmiyordur; ancak günlük hayatına devam edebilir. Gerçek depresyonlarda ise intihara kadar varan düşünceler geliştirmiş olabilir ergen. Kendini büsbütün değersiz hissediyordur. Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek, ölümü merak, yalnızlık duygusu, çocukluktan gelen sevgi yoksunluğu, ölüm-ayrılık vb. gibi travmatik süreçler vardır. Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla konuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini beklemek gerekir. Yeme bozuklukları ise bir başka sorundur. Özellikle çok yemek yeme veya yemeği reddetme ve sürekli, kilolu olduğunu düşünme ergende aşılması gereken sorunlardandır. Bu durumlarda ergenin üstüne gitmemek gerekir. Eğer üstüne gidilirse kendini daha kötü hisseder.
Aileye Düşen Görevler [değiştir]

Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı çevrelere ihtiyaç duyacaktır.
Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; ergen, aile konuları dışında tutulmamalıdır.
Çeşitli sorun ve konularda ergen objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya çalışılmalıdır.
Nasihatler genellikle işe yaramaz, sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini sağlar, uzun vadede çözüm değildir.
Ergenin arkadaşları eleştirilmemeli, ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu, ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız bulmasından başka bir işe yaramaz.
Sevgi eksik edilmemelidir.
Evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir.
Ergenlik dönemi çatışmalı ve gergin geçiyorsa bir uzmandan destek alınmalıdır.

[ Düzenlendi 14.05.2013 saat: 22:14 ]
En Üst
1 Üye Sustanon (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015)
Sustanon
14.05.2013 saat: 22:15
Sustanon

Kayıtlı Üye #1
Kayıt tarihi: 30.07.2012 saat: 14:38

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 1108
Teşekkür etti 559 zaman içinde 299 gönderi
kanbas alıntı ...

Arkadaşlar selam testogelin yan etkisini gören varmı ben düzenli olarak kullanınca özellikle baldır ve genital bölgemde apse oluşuyor ilacı kesince geçiyor aynı sıkıntıyı yaşayan varmı?

En Üst
2 Üye Sustanon (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015) , ceycey (Tarih: 09.08.2017)
Sustanon
14.05.2013 saat: 22:16
Sustanon

Kayıtlı Üye #1
Kayıt tarihi: 30.07.2012 saat: 14:38

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 1108
Teşekkür etti 559 zaman içinde 299 gönderi
Sustanon alıntı ...

Apse derken sivilce oluşumundan mı söz ediyorsun? Sivilce oluşumu sustanonlada oluyor. Bana göre nedeni kılların gelişimi için deride gözeneklerin açılması. Azelderm diye bir ilaçla önünü alabildim ben

En Üst
1 Üye Sustanon (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015)
Sustanon
14.05.2013 saat: 22:19
Sustanon

Kayıtlı Üye #1
Kayıt tarihi: 30.07.2012 saat: 14:38

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 1108
Teşekkür etti 559 zaman içinde 299 gönderi
lifeislive alıntı ...

Arkadaşlar 17.5 yaşındayım hipofizden lh ve fsh salgılanmıyor doktor bana ovitrelle verdi ama ovitrellenin etkisinin olmadıgı söyleniyor çok endişeliyim.ilaca daha yeni başladım

En Üst
1 Üye Sustanon (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015)
Sustanon
14.05.2013 saat: 22:20
Sustanon

Kayıtlı Üye #1
Kayıt tarihi: 30.07.2012 saat: 14:38

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 1108
Teşekkür etti 559 zaman içinde 299 gönderi
supermen alıntı ...

lifeislive her soruna böyle konu açarsan ortalık karışır önce bir forum başlıklarına bak uygun konu başlığı altına sorunu konuyu cevapla veya yanıtla bölümünden sor...

Soruna gelince bazı doktorlar ovitrelle yi yazıyor fakat bizim doktorlarımız ikiside pregnyl kullanılmasında ısrarcı bununda açıklaması bilimsel olarak var...banada sorarsan pregnyl kullanmalısın...

En Üst
1 Üye Sustanon (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015)
Sustanon
14.05.2013 saat: 22:38
Sustanon

Kayıtlı Üye #1
Kayıt tarihi: 30.07.2012 saat: 14:38

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 1108
Teşekkür etti 559 zaman içinde 299 gönderi
fugu48 alıntı ...

öncelıkle herkese gecmıs olsun,allah yardımcımız olsun dıyorum.neyazıkkı bende azosperm hastasıyım . 12yasında gec ındırılmıs testısler,33 yasında evlendık vs ogrendık anında hazırlanmadan tese kocaman 0.5yıl gectı tekrar denıcem ama benım durumumda tedavıyle sonuc alan spermcıkısı olanlar veya doktor konusundada ,
yardım beklıyorum tşk.

En Üst
1 Üye Sustanon (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015)
FSH
15.05.2013 saat: 06:31
Kayıtlı Üye #254
Kayıt tarihi: 12.02.2013 saat: 15:03

Konum: Bursa
Mesaj sayısı: 301
Teşekkür etti 162 zaman içinde 59 gönderi
İki tedavimde de şunu anladım ki bir doktor aylarca sadece TESTOSTERON replasmanı uyguluyorsa dikkat etmek gerekiyor ve doktora yakın gözlüğüyle bir daha bakmak gerekiyor. Sanırım ilk olarak FSH+LH replasmanı uygulamak sonra TESTOSTERON'a geçmek ilerisi içinde olumlu sonuçlar doğuruyor..
En Üst
1 Üye FSH (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015)
supermen
15.05.2013 saat: 18:12

Kayıtlı Üye #5
Kayıt tarihi: 31.07.2012 saat: 17:58

Konum: istanbul
Mesaj sayısı: 851
Teşekkür etti 135 zaman içinde 106 gönderi
Fsh bu durum biraz değişken doktorlara sürekli soruyorum tedaviye nasıl başlanmalı diye bizim tedavimizin lh-fsh şeklinde olması gerekiyor; fakat öncesinde çocuk acelesi yoksa direkt testesteron verilip alt yapının bu şekilde oluşturulması daha doğru diyorlar
En Üst
1 Üye supermen (-a-e-ya-ye) teşekkür etti. Teşekkür edenler: :
 yedekkobay (Tarih: 27.06.2015)
Sayfaya git  1 2 3 ... 297 298 299  

Hızlı Geçiş:     En Üst

Bu konuyu uzaktan oku: rss 0.92 Bu konuyu uzaktan oku: rss 2.0 Bu konuyu uzaktan oku: RDF
Powered by e107 Forum System uses forum thanks